Atasözleri ve Deyimler
Türkçenin zengin söz hazinesinden atasözleri ve deyimler; anlamları ve örnek cümleleriyle.
Ağaç yaş iken eğilir
İnsan küçük yaşta daha kolay eğitilir ve iyi alışkanlıklar kazanır. Büyüdükten sonra huy ve alışkanlıkları değiştirmek zordur.
Ağzı kulaklarına varmak
Çok sevinmek; sevincini yüzündeki kocaman bir gülümsemeyle belli etmek.
Ateş pahası
Çok pahalı.
Ayağına çabuk
İşlerini hızlı gören, bir yere çabucak gidip gelen.
Ayağını yorganına göre uzat
Harcamalarını gelirine, isteklerini de imkânlarına göre ayarla; gücünün yetmeyeceği işlere girişme.
Birlikten kuvvet doğar
Bir araya gelip el ele veren insanlar, tek başına olanlardan çok daha güçlüdür.
Bugünün işini yarına bırakma
Yapılması gereken bir işi ertelemeden, zamanında yapmak gerekir; ertelenen işler birikir ve zorlaşır.
Burnu havada olmak
Kendini başkalarından üstün görmek, kibirli davranmak.
Çam devirmek
Farkında olmadan yersiz, kırıcı bir söz söylemek ya da uygunsuz bir davranışta bulunmak.
Damlaya damlaya göl olur
Küçük birikimler ya da emekler zamanla bir araya gelerek büyük bir sonuç oluşturur. Az da olsa düzenli biriktirmek önemlidir.
Dost kara günde belli olur
Gerçek dost, insanın zor ve sıkıntılı gününde yanında olan kişidir.
Dört gözle beklemek
Bir kişiyi ya da bir şeyi büyük bir özlem ve sabırsızlıkla beklemek.
Dut yemiş bülbüle dönmek
Normalde çok konuşan birinin bir anda hiç sesini çıkarmadan susup kalması.
Erken kalkan yol alır
Güne erken başlayan kişi, işlerinde daha çok ilerler.
Havadan sudan konuşmak
Önemli bir konuya girmeden, gündelik ve önemsiz şeylerden söz etmek.
İğne ile kuyu kazmak
Çok zor ve uzun süren bir işi, yetersiz imkânlarla ve büyük bir sabırla yapmaya çalışmak.
İki ayağı bir pabuca girmek
Çok telaşlanmak, ne yapacağını bilemeyecek kadar aceleye düşmek.
İşleyen demir ışıldar
Sürekli çalışan ve kendini geliştiren insan her zaman canlı, becerikli ve başarılı olur.
Kediye ciğer emanet edilmez
Bir şey, ona göz dikmiş ya da onu kötüye kullanabilecek birine emanet edilmez.
Kılı kırk yarmak
Bir işi yaparken en küçük ayrıntıları bile önemseyerek aşırı titiz davranmak.
Kulak misafiri olmak
Başkalarının kendi aralarında yaptığı bir konuşmayı istemeden duymak.
Ne ekersen onu biçersin
İnsan, yaptığı iyi ya da kötü davranışların karşılığını er geç görür.
Pire için yorgan yakmak
Küçük bir sıkıntıdan kurtulmak için çok daha büyük bir zararı göze almak.
Sabreden derviş muradına ermiş
Bir işin sonucunu sabırla bekleyen kişi, sonunda isteğine kavuşur.
Sakla samanı, gelir zamanı
Gereksiz ya da değersiz gibi görünen bir şey bir gün işe yarayabilir; bu yüzden elimizdekini hemen atmamalıyız.
Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer
Bir şeyden zarar gören kişi, ona benzeyen şeylere karşı da aşırı dikkatli davranır.
Tavşan uykusu
Çok hafif, en küçük seste bölünen uyku.
Üzüm üzüme baka baka kararır
İnsanlar birlikte oldukları kişilerden etkilenir; zamanla onların davranışlarını ve alışkanlıklarını edinir.
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar
Yalan uzun süre saklanamaz; kısa zamanda ortaya çıkar.
Yerinde saymak
Hiç ilerleme gösterememek, olduğu yerde kalmak.