Deyimler
Bir durumu etkileyici biçimde anlatan, çoğunlukla gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan kalıplaşmış sözler.
Dili tutulmak
Heyecan, korku ya da şaşkınlık yüzünden konuşamaz hâle gelmek.
Dört dönmek
Bir şeyi bulmak ya da bir işi başarmak için telaşla oraya buraya koşup çok uğraşmak; çaresizlik içinde çırpınmak.
Dört gözle beklemek
Bir kişiyi ya da bir şeyi büyük bir özlem ve sabırsızlıkla beklemek.
Dut yemiş bülbüle dönmek
Normalde çok konuşan birinin bir anda hiç sesini çıkarmadan susup kalması.
Eli açık olmak
Cömert olmak; sahip olduklarını başkalarıyla paylaşmaktan, onlar için harcamaktan kaçınmamak.
Eli kulağında
Olması çok yakın, neredeyse olmak üzere.
Eli sıkı olmak
Para harcamaktan kaçınmak, cimri davranmak.
Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
Hiçbir işe el sürmemek, kimseye yardım etmeyip rahatına bakmak.
Etekleri zil çalmak
Bir şeye çok sevinmek, sevincinden yerinde duramamak.
Göz boyamak
Gerçeği gizleyip bir şeyi olduğundan farklı ve daha iyi göstererek başkalarını aldatmak.
Göz kulak olmak
Birini ya da bir şeyi dikkatle gözetmek, ona zarar gelmemesi için korumak.
Gözünden uyku akmak
Çok uykusu gelmiş olmak, gözlerini açık tutmakta zorlanmak.
Sayfa 2 / 5 · 55 içerik